Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Değişiklikler Hakkında
- 9 saat önce
- 4 dakikada okunur
Son dönemde gündemde oldukça yankı uyandıran sosyal hizmetler, dijital güvenlik ve çalışma hayatına dair mevzuat düzenlemelerine ilişkin değişiklik kanunu yayımlanmış olup, 4 Mart 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan ve 01/05/2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle yasalaşan SOSYAL HİZMETLER KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN ile çocukların, kadınların, yaşlıların ve engellilerin korunması, aile yapısının güçlendirilmesi gibi amaçlar belirlenmiş ve anılan konulara dair birçok önemli düzenleme hayata geçirilmiştir. Sosyal devlet ilkesi gereğince hazırlanan Sosyal Hizmetler Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ilişkin öne çıkan hususları işbu yazımız ile sizlere sunmaktayız.
1. Analık ve Doğum İzin Sürelerinin Yeniden Düzenlenmesi
Değişiklik öncesi yasal düzenleme çerçevesinde, çalışan kadınların analık izin süresi doğum öncesi sekiz ve doğum sonrası sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta olarak uygulanmaktaydı. Mevcut hükümler, doğum sonrası süreçte ebeveyn ve çocuk arasındaki biyolojik ve sosyal gereksinimlerin karşılanması noktasında bu süre sınırını esas almaktaydı.
Yapılan kanun değişikliği neticesinde, doğum sonrası sekiz hafta olarak öngörülen aylıklı izin süresi on altı haftaya çıkarılmıştır. Bu düzenleme doğrultusunda, doğum öncesi ve sonrası toplam kanuni izin süresi on altı haftadan yirmi dört haftaya yükseltilerek ebeveynlik hakları yasal güvence altına alınmıştır. Çoğul gebelikte ise uygulanan doğum sonrası on sekiz haftalık izin süresi de arttırılarak bu süre yeni düzenlemede yirmi altı hafta olarak belirlenmiştir. Böylece mevzuatta yapılan süre artırımı ile çalışan personelin aile birliğinin korunması ve sosyal haklarının genişletilmesi amaçlanmıştır.
Yeni kanun değişikliği ile sağlık durumu uygun olan ve bu durumu hekim raporuyla belgeleyen çalışanların, doğumdan önceki üç haftaya kadar iş yerinde çalışmaya devam edebilmeleri ve bu süreçte kullanmadıkları tüm izin sürelerini doğum sonrasına eksiksiz devredebilmeleri yasal güvence altına alınmıştır. Toplam yirmi dört haftaya çıkarılan izin süresinin bu devir imkânı ile birleştirilmesi, personelin doğum sonrası çocukla geçireceği fiili süreyi maksimize etmesine ve çalışma hayatı ile aile yükümlülüklerini daha esnek bir hukuki zeminde planlamasına olanak sağlamıştır.
Son olarak 01/05/2026 tarihinden itibaren halihazırda uygulanan analık izin süresi dolmuş ancak 01/04/2026 tarihi itibari ile doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren yirmi dört haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan personele 01/05/2026 tarihinden itibaren 10 iş günü içerisinde talep etmeleri halinde sekiz hafta ilave analık izni hakkı tanınmıştır.
2. Çalıştırma Yasağı
Değişiklik Kanunu’nun en önemli düzenlemelerinden biri de 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen “Ek Madde 1” ile getirilmiştir. Anılan maddeye göre cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar; kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemez, bu iş yerlerinde çalıştırılamaz ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamaz. Halihazırda sayılan işyerlerinde çalışan kişiler için ise ek bir zorunluluk getirilmiş olup buna göre “adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmî belgeyi” altı ayda bir işverene ibraz etmekle yükümlü kılınmıştır.
İşbu çalışma yasağına aykırı davranan işyerleri için idari para cezası öngörülmüş ve bu şekilde çalıştırılan her bir işçi bakımından brüt asgari ücretin üç katı tutarında idari para cezası uygulanacağı belirlenmiştir. Aykırılığın bir ay içinde giderilmemesi halinde ise ceza miktarı arttırılmış, her bir işçi bakımından brüt asgari ücretin yedi katı tutarında idari para cezası öngörülmüştür. İşbu cezaya rağmen halen dahi aykırılık giderilmez ise de ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatların derhâl iptal edileceği düzenlenmiştir.
3. Evlat Edinme ve Koruyucu Aile Statüsüne İlişkin İzin Hakları
Evlat edinme ve koruyucu aile modellerinin teşvik edilmesi amacıyla, bu statüdeki vatandaşlarımıza yönelik yeni sosyal haklar tanımlanmıştır. Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen eşlere, çocuğun fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süreyle aylıklı izin hakkı tanınmış; ayrıca koruyucu aile olan çalışanlara talepleri üzerine on günlük izin kullanma imkânı getirilmiştir.
4. Dijital Mecralarda Çocukların Korunması ve Platform Yükümlülükleri
Dijitalleşen dünyada çocukların korunmasına yönelik kamu düzenini ilgilendiren sıkı denetim mekanizmaları oluşturulmuştur. Bu kapsamda;
On beş yaşını doldurmamış çocukların sosyal ağ sağlayıcılarından hizmet alması yasaklanmış, on beş yaş üzerindeki çocuklar için ise ebeveyn onaylı ve ayrıştırılmış "güvenli hizmet" sunumu zorunlu kılınmıştır.
5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”un mevcut hükümlerine göre, içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi kararlarının uygulanması için içerik veya yer sağlayıcılara tanınan yasal süre 4 saat olarak uygulanmaktaydı. Çocukların üstün yararı gözetilerek, zararlı içeriklerin kaldırılmasına yönelik idari müdahale süresi acil durumlarda bir saate indirilmiştir.
5. Devlet Koruması Altındaki Gençlerin Sosyal Destek Sürekliliği
Yeni kanun değişikliği ile devlet koruması altındaki gençlerin sosyal ve ekonomik desteklerden yararlanma süreci, idari inisiyatiften çıkarılarak tam bir yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Önceki uygulamada genel olarak 18 yaşın dolmasıyla sona eren veya yükseköğrenim sürecinde 20-22 yaş bandında kesilebilen destekler, yeni düzenleme ile eğitim hayatı devam eden gençler için 25 yaşının tamamlanmasına kadar kesin olarak uzatılmıştır. Bu sayede, gençlerin reşit olduktan sonra yaşadıkları maddi belirsizlikler ve hak kayıpları ortadan kaldırılmıştır.
Yapılan düzenleme ile desteğin kapsamı da genişletilerek sadece temel ihtiyaçlarla sınırlı kalmayıp, ekonomik ve sosyal desteklerin bir bütün olarak devam etmesi hükme bağlanmıştır. Daha önce mezuniyet veya yaş gibi kriterlerle erken sonlandırılabilen yardımlar, artık eğitim şartı sağlandığı müddetçe 25 yaşına kadar yasal bir hak olarak talep edilebilecektir.
6. Darülaceze Başkanlığı’nın Faaliyet Alanının Genişletilmesi
Tarihi bir sosyal hizmet kurumu olan Darülaceze’nin hizmet kapasitesi hem işlevsel hem de coğrafi olarak artırılmıştır. Kurumun yurt içinde ve yurt dışında hizmet verebilmesinin önü açılmış; ayrıca ihtiyaç sahiplerine yönelik gıda bankacılığı ve aşevi hizmetleri yürütmesi hususunda yasal yetkilendirme yapılmıştır.
Kanunun tam metnini ekte bulabilirsiniz.


Yorumlar