top of page

7571 Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hakkında

  • cihankiraner
  • 26 Ara 2025
  • 8 dakikada okunur

25.12.2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de “7571 Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (Değişiklik Kanunu) yayımlanmış olup farklı mevzuatlarda yapılan düzenlemelere ilişkin önemli değişikliklere dair bilgilendirmelere aşağıda ayrı başlıklar altında yer verilmiştir.

 

· 5237 sayılı Türk ve Ceza Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

 

  • Değişiklik Kanunu’nun 12. maddesiyle, nitelikli dolandırıcılık suçu Ağır Ceza Mahkemelerinin yetki alanından çıkarılmıştır. Ancak bu suç yönünden hâlihazırda Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde görülen davalar etkilenmeyecek olup bu yargılamalar kesinleşene kadar devam edecektir. İstinaf veya temyiz kanun yolunda olan dosyalarda ise işbu madde gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemeyecektir.

 

  • Akıl hastaları için uygulanacak tedbirler kapsamında Türk Ceza Kanununun 32. maddesinde bir kısım düzenlemeler yapılmış olup öncesinde mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceğine dair düzenleme kaldırılarak hükmedilen ceza ile birlikte güvenlik tedbirinin ayrıca bir tedbir olarak da uygulanması öngörülmüştür.

 

  • Bilindiği üzere hakaret suçu 07/11/2024 tarihli değişiklik kanunu ile ön ödeme kapsamına alınmış ancak yalnızca sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hallerinde uygulanmakta idi. Yapılan son değişiklik ile birlikte kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, hakaret suçu haricindeki tüm hakaret fiilleri ön ödeme kapsamında alınmıştır. Kanunun 24. maddesi ile de hakaret suçu tamamen uzlaştırma dışına çıkarılmıştı. Ancak işbu düzenleme halihazırda uzlaşması sağlanmış olan derdest süreçleri etkilemeyecektir.

 

  • İçtima hükümleri kapsamında kalan suçlarda uzlaştırma yasağına istisna getirilmiş ve 24. madde ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmayacağı kuralına bir istisna getirilerek, ön ödeme kapsamına giren bir suç olması halinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmiştir.

 

  • Taksirle Yaralama suçunun cezası arttırılmış ve basit yaralama suçu için öngörülen ceza dört ay ile iki yıl olarak, fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde öngörülen ceza ise dokuz ay ile beş yıl arası olarak belirlenmiştir.

 

  • Güveni Kötüye Kullanma suçuna yeni bir nitelikli hal eklenmiş ve güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıt olması nitelikli hal olarak eklenmiş ve iş bu nitelikli hal 24. madde ile uzlaştırma dışında tutulmuştur.

 

  • Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun cezası arttırılmış ve seçimlik eylem eklenerek nitelikli hali düzenlenmiştir. Ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmek suretiyle genel güvenliğin tehlikeye düşürülmesi suçun seçimlik bir hali olarak düzenlenmiş ve basit tanımından nitelikli bir hal olarak öngörülmüştür.

 

  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun cezası arttırılmış, çocukların işlenen suçlarda araç olarak kullanılması nitelikli hal olarak öngörülmüştür.

 

  • Türk Ceza Kanununun 223. maddesinde yer alan “ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması” suç başlığı, “ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması” şeklinde değiştirilerek hareketinin engellenmesi de suçun tanımı olarak eklenmiş, madde hükmünde değişikliklere gidilmiştir. Yeni düzenleme neticesinde trafikte yaşanan tartışmalarda yaşanabilecek olası engellemeler, bu madde kapsamında suç olarak değerlendirilecektir.

 

  • Önemli bir değişiklik olarak banka hesaplarına el koyma fiili, tedbir olarak kabul edilmiştir. Değişiklik ile birlikte artık taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma tedbiri olarak bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlarda hesaba el koyma şeklinde bir tedbir daha eklenerek devamında uygulanma usulü detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Nitelikli hırsızlık (madde 142/2-e), nitelikli dolandırıcılık (madde 158/1-f,l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245), suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması halinde işbu tedbir kararı verilebilecektir. İlgili bankalara ile ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına hesabın 48 saate kadar askıya alma yetkisi verilmiştir. Ancak işbu askıya alma işleminin derhal Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Söz konusu zorunluluk yerine getirildikten sonra artık bu madde uyarınca askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler, hukukî bakımdan sorumlu tutulmayacaklardır.


    Anılan hüküm uyarınca malî kurum tarafından askıya alınan veya Cumhuriyet Savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının yazılı emriyle askıya alma süresi içinde el konulabileceği de ayrıca düzenlenmiştir.

 

  • Soruşturma veya Kovuşturma aşamalarında yetkili merciiler tarafından istenen bilgi/belgelere cevap vermeme veya eksik cevap verme halinde para cezası uygulanması düzenlemesi getirilmiştir. Bununla birlikte 7. fıkra ile ayrıca banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcılarına “istenen bilgi ve belgelere cevap verme” yükümlülüğü getirilmiştir. Diğer yandan belirtmek gerekir ki iş bu husus hali hazırda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Bilgi İsteme başlıklı 232. maddesinde düzenlenmekle suçların soruşturma ve kovuşturması sırasında Cumhuriyet Savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından yazılı olarak istenilen bilgilere on gün içinde cevap verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Eğer bu süre içinde istenen bilgilerin verilmesi imkânsız ise, sebebi ve en geç hangi tarihte cevap verilebileceği aynı süre içinde bildirilecektir. Aksi halin görevi kötüye kullanma suçu (TCK m.257) suçuna vücut verebilecektir. Anılan Değişiklik Kanunu ile ise ayrıca işbu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde idari para cezası verileceği de düzenlenmiştir. Bilgi ve belgelerin yalnızca gönderilmesi değil eksiksiz gönderilmesi de beklenmektedir.  

 

  • Bölge Adliye Mahkemelerinin bozma kararı verme yetkisi genişletilmiş ve 5271 sayılı Kanunda yer alan Bölge Adliye Mahkemelerinin inceleme ve kovuşturma başlıklı bölümünde düzenlenen Üst Mahkemesinin ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması kararı verebileceği hukuka aykırılık halleri genişletilmiştir, 289. maddede sayılan kesin hukuka aykırılık hallerindeki istisnalar kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından 289. maddede yer alan hallerden birinin tespiti halinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vereceği düzenlenmiştir.

 

  • 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar COVİD-19 izni kapsamına alınmış ve Değişiklik Kanunu’nun 27. maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun, kasten öldürme (madde 82/1d,e,f), deprem nedeni ile diğer yapı ve binaların yıkılması, çökmesi veya hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103 ve 104/2,3) COVİD izni kapsamı dışına çıkarılmıştır. 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilecektir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılacaktır.

 

  • Nitelikli Hırsızlık (madde 142/2-e), Dolandırıcılık (madde 157 ve 158), Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (madde 245) suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil haberleşme hattının bağlantısının, yürütülen soruşturma kapsamında hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeci tarafından kesileceği düzenlenmiştir.

    Hakim kararı olmaksızın yapılan işlem 24 saat içinde hakim onayına sunulacaktır. Hakimin kararının bağlantının kesilmesinden itibaren 48 saat içinde açıklayacağı düzenlenmiştir. Aksi halde bağlantının kesilmesi tedbirinin kendiliğinden kalkacağı öngörülmüştür. Karara veya emre rağmen hattı kesmeyen sağlayıcıya ise 50.000 TL ile 300.000 TL arası para cezası uygulanacaktır.

    Yine, yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet Savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten şirketten istenen bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. İstenen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye 50.000 TL’den 300.000 TL’ye kadar idari para cezası verilebilecektir. Yukarıda değindiğimiz üzere işbu yükümlülük Ceza Muhakemeleri Kanunun 332. maddesinde düzenlenmekle işbu değişiklik ile birlikte ayrıca para cezası yaptırımı da öngörülmüştür. Bilgi ve belgelerin yalnızca gönderilmesi değil, eksiksiz gönderilmesi de beklenmektedir.

 

· 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

 

  • 2004 Sayılı Kanun’un ek 1. maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.


    “363 ve 364. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında, şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.”


    Yapılan değişiklikle birlikte icra mahkemelerinin verdiği kararlara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurusunda esas alınacak parasal sınırların belirlenmesinde artık belirsizlik giderilmiş ve karar tarihi yerine davanın açıldığı veya şikayetin yapıldığı tarihin esas alınacağı kararlaştırılmıştır.

 

· 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

 

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.


    “GEÇİCİ MADDE 111- Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında 1/1/2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi ferî alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmez.”


    Yapılan değişiklik ile 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası (GSS) primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilmiştir. Düzenleme kapsamında, 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası GSS primi borçları silinmiş olacaktır. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar söz konusu dönemlere ilişkin ödenmiş primler ise iade edilmeyecek ve mahsup edilmeyecektir.

 

· 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler 

 

  • Yapılan düzenlemeyle birlikte yeni abonelik başvurularında resmi kimlik belgesi hükmünde olsa bile, elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmayan kimlik belgeleri kabul edilmeyecektir. Abonelik kaydı için işletmecinin, kişinin kimliğini, kimlik belgesi ve yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik veriler ya da kimliği doğrulayıcı şifre vasıtasıyla teyit etmesi gerekmektedir. Abonelik kaydı yapılan kişinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz belgeye sahip olmaması durumunda, örneğin kişinin yabancı olması durumunda ise, yabancı kişinin kimliği, yüz veya parmak izine ilişkin biyometrik verileriyle Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden teyit edilmesi gerekecektir.

 

  • Ayrıca, yapılan değişiklikle işletmecilere üç ayda bir tüm abonelerinin hatlarının aktifliğinin devam edip etmediğini ilgili resmi makamlardan teyit etme yükümlülüğü getirilmiş olup işletmeciler, teyit edemediği abonelere ait hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısını kesecektir.

 

  • Yukarıda bahsedilen; elektronik kimlik doğrulama işlemine ve abonelerin hatlarının aktifliğinin takip edilmesi işlemine aykırı davranan işletmecilere hat başına 75.000,00 Türk Lirası idari para cezası yaptırımı öngörülmüştür.

 

  • Gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin sınır Kurum tarafından belirlenecektir. İşletmeciler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun belirlediği sınırı aşan abonelik kaydı yapamayacaktır. Bu maddeyi ihlal eden işletmecilere 40.000,00 Türk Lirası idari para cezası yaptırımı öngörülmüştür.

 

  • İşletmeci, Kurum tarafından belirlenen usul ve sürelere aykırı olarak Kurum tarafından belirlenen sayıdan fazla abone numarası kullandığı tespit edilen cihazlara elektronik haberleşme hizmeti veremeyecektir. Bu maddeyi ihlal eden işletmecilere 200.000,00 Türk Lirası ile 500.000,00 Türk Lirası arasında idari para cezası yaptırımı öngörülmüştür.

 

· Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

 

  • Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına “müşteri kimliğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle” ibaresi eklenmiştir. Yapılan değişiklikle, çerçeve sözleşme yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın bankanın yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin, biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenecektir.

 

· 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

 

  • Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 733. maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde;


    “8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.”


    ve dördüncü fıkrasında yer alan “iki yıl” ibaresi “bir yıl” şeklinde değiştirilmiştir.


    “Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer.” 


    Yapılan değişiklik ile Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşmektedir.

 

  • 4721 sayılı Kanunun 734. maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.


    “Dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırılmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir.


    Yapılan değişiklikle birlikte önalım hakkı, artık tapuda gösterilen bedel ile değil, dava konusu taşınmazın hakim tarafından belirlenen rayiç bedeli üzerinden ödeme yapılarak kullanılacaktır. Yapılan değişiklik ile işbu hüküm derdest davalarda da uygulanacaktır.

 

Bu kanunun yukarıda belirttiğimiz maddeleri yayım tarihi olan 24.12.2025 tarihinde yürürlüğe girmiş olup kanun metninin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page