top of page

Mobil Uygulamalar Üzerinden Gönderilen Anlık Bildirimlere İlişkin Kamuoyu Duyurusu Hakkında

  • cihankiraner
  • 1 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Bilindiği üzere günümüzde tacir ve şirketlerce, promosyon, tanıtım, bilgi verme gibi ticari amaçlarla kullanıcılara farklı vasıtalarla görsel, sesli, yazılı vb. elektronik iletiler gönderilmektedir. Söz konusu iletilerin gönderim usulleri ve dikkat edilmesi gereken hususlar 6563 Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenmekte olup temel kural, ileti alıcılarından önceden bu hususta onay alınmasıdır. Söz konusu iletiler kimlik, iletişim gibi bazı kişisel verilerin işlenmesi ve gerekiyorsa üçüncü kişilere aktarımı suretiyle gönderildiğinden, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun özellikle 4. ve 5. maddeleri de bu süreçte göz önünde bulundurulmalıdır.

 

Mobil uygulamalar üzerinden kullanıcılara iletilen anlık bildirimler (push notifications) de elektronik ileti niteliğinde olup bu bildirimlere ilişkin olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (“Kurum”) intikal ettirilen şikayetler kapsamında yürütülen incelemeler sonucunda ulaşılan tespitler ve yapılan değerlendirmeler neticesinde, kamuoyunun bilgilendirilmesine ihtiyaç duyulmuş, Kurum tarafından 14.01.2026 tarihinde “Mobil Uygulamalar Üzerinden Gönderilen Anlık Bildirimlere İlişkin Kamuoyu Duyurusu” yayımlanmıştır. Duyuru kapsamında dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda özetlenmiştir.

 

Duyuruda, mobil uygulamanın yüklenme aşamasında kullanıcılara sunulan anlık bildirim onayının, birden fazla amacı aynı anda kapsayacak şekilde "tek bir onay" olarak kurgulanması, onay mekanizmasında "kampanyalardan haberdar olmak" ile "sipariş durumunu anlık takip etmek" gibi farklı amaçlarının birleştirilmesi, kullanıcının sipariş takibi gibi hizmetin doğal bir parçası olan operasyonel bildirimleri alabilmek için kampanya ve reklam içerikli bildirimleri de kabul etmek zorunda bırakılmasının yanlış bir uygulama olduğu belirtilmiştir.

 

Nitekim hukukumuzda bir açık rızanın geçerli olabilmesi için belirli bir konuya ilişkin olması, bilgilendirilmeye dayanması ve en önemlisi "özgür iradeyle" açıklanması gerekmekte olup bir ürün veya hizmetin sunulmasının, o hizmetle doğrudan ilgisi olmayan başka bir veri işleme amacına rıza gösterilmesi şartına bağlanması, ilgili kişinin özgür iradesini zedelemektedir. İşbu nedenle bu şekilde bir ürün veya hizmetin sunulması için gereken izinler ile o hizmet veya ürün ile ilgili olmayan hususlara ilişkin izinlerin tek bir rıza beyanına bağlanmaması gerekmektedir. Duyuruda da altı çizildiği üzere durum literatürde ve Kurul uygulamalarında "parçalı açık rıza" (granularity) ilkesi ile açıklanmaktadır. Parçalı açık rıza ilkesi, birden fazla veri işleme amacının bulunduğu durumlarda, ilgili kişiye her bir amaç için ayrı ve bağımsız bir seçim hakkı sunulmasını zorunlu kılar. Tek bir rıza beyanının bölünemez bir biçimde birden fazla amaca hizmet etmesi, kullanıcıyı ya hepsini kabul etmeye ya da hepsini reddetmeye zorladığı için hukuka uygun bir veri işleme şartı oluşturmamaktadır. Bir başka deyişle Kurum tarafından yayımlanan kamuoyu duyurusunda özetle, ürün veya hizmetin sunulması için o hizmetle doğrudan ilgisi olmayan başka izinlerin verilmesinin zorunlu kılınamayacağı, eğer ilişkisi bulunmayan izinlerin alınması gerekiyorsa, hangi izinlerin verileceği veya verilmeyeceğine ilişkin seçenek sunulması gerektiği açıklanmıştır.

 

Bu noktada ayrıca belirtmek gerekir ki, Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik’te onay gerektirmeyen durumları düzenleyen 6. madde uyarınca, (i) alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi hâlinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ve (ii) devam eden abonelik, üyelik veya ortaklık durumu ile tahsilat, borç hatırlatma, bilgi güncelleme, satın alma ve teslimat veya benzeri durumlara ilişkin bildirimleri içeren iletiler ile hizmet sağlayıcıya ilgili mevzuatla getirilen bilgi verme yükümlülüğü durumlarında önceden onay alma zorunluluğu yasal mevzuat gereği bulunmamaktadır. Bu tür ticari elektronik iletişimler onaysız bir şekilde de gerçekleştirilebileceğinden, bu tür hizmetlerin sağlanabilmesi için onay verilmesinin zorunlu bir şekilde talep edilmesinin ve bu onayın içerisinde tanıtım, promosyon vb. amaçların da eklenmesinin açık bir şekilde hatalı uygulama olduğu ve bu şekilde alınan onayların kullanıcıların gerçek iradesini yansıtmayabileceği, iradenin sakatlanabileceği isabetli bir şekilde belirtilmiştir.

 

Bu hususlar kapsamında Kurum tarafından mobil uygulama üzerinden anlık bildirimlerin gönderilmesi yönünde onay alım süreçlerinin "parçalı açık rıza" ve "belirlilik" ilkeleri ışığında yeniden gözden geçirilmesi ve uygulama içi ayarlar veya cihazın işletim sistemi ayarları üzerinden kullanıcılara, hangi tür bildirimleri almak istediklerini (örneğin sadece kargo bilgisi olsun ama kampanya duyurusu olmasın şeklinde) özelleştirme imkânı tanınması gibi hukuki gereklilikleri destekleyecek şekilde yapılandırılması gerektiği dile getirilmiştir.

 

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page